Gizlice Ses ve Görüntü Kaydı Almak Suç mu? Ceza Yargılamasında Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Gizlice Ses ve Görüntü Kaydı Almak Suç mu? Ceza Yargılamasında Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Gizlice ses veya görüntü kaydı almak, kural olarak suç teşkil edebilir ve hukuka aykırı delil sayılabilir. Ancak ceza yargılamasında, ani gelişen ve başka türlü ispatı mümkün olmayan durumlarda alınan ses ve görüntü kayıtları, istisnai olarak delil olarak kabul edilebilmektedir. Bu değerlendirme her somut olayın kendi koşulları içinde yapılır. Kaydın nasıl, ne zaman, hangi ortamda ve hangi amaçla alındığı belirleyici unsurdur.

 

1. Gizlice Ses ve Görüntü Kaydı Almak Suç mu?

Gizlice ses veya görüntü kaydı almak, uygulamada en sık karşılaşılan ceza hukuku sorunları arasındadır. Konunun hukuki niteliği; kaydı alan kişinin konuşmanın veya görüntünün konusu olan olayın tarafı olup olmadığına, kaydın alındığı mekâna ve sonrasında nasıl kullanıldığına göre değişir. Türk Ceza Kanunu’nda bu fiiller, birden fazla suç tipi kapsamında değerlendirilir.

 

1.1. Kişiler Arasındaki Konuşmaların Kayda Alınması (TCK 132)

İki kişi arasındaki yüz yüze konuşmanın, konuşmanın taraflarından biri tarafından ses kaydı altına alınması tek başına suç olarak kabul edilmez. Ancak konuşmanın tarafı olmayan üçüncü bir kişinin, tarafların rızası olmaksızın bu konuşmayı dinlemesi veya ses alma cihazıyla kaydetmesi halinde TCK 132 kapsamında suç oluşabilir. Dosya pratiğinde, kaydı yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı bu noktada belirleyicidir.

 

1.2. Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK 132)

Telefon görüşmeleri ve benzeri haberleşme araçlarıyla yapılan iletişimler bakımından farklı bir hukuki değerlendirme söz konusudur. Haberleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerin bu iletişimi gizlice dinlemesi veya kayda alması suçtur. İletişimin taraflarından birinin görüşmeyi diğer tarafın rızası dışında ses veya görüntü kaydı altına alması ise, her somut olayda otomatik olarak suç sayılmaz. Ancak bu kayıtların üçüncü kişilerle paylaşılması veya farklı amaçlarla kullanılması halinde ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

 

1.3. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Görüntü Kaydı (TCK 134)

Görüntü kaydı bakımından en kritik düzenleme TCK 134’tür. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu; kişinin özel yaşamına ilişkin bir olayın veya görüntünün izinsiz şekilde elde edilmesi, kaydedilmesi ya da ifşa edilmesiyle oluşur. Kişinin konutunda, özel alanında veya mahrem kabul edilen bir ortamda gizlice alınan görüntü kayıtları çoğu durumda bu madde kapsamında değerlendirilir. Uygulamada, eğer olay TCK 132 kapsamında daha özel bir suç tipine giriyorsa ayrıca TCK 134 uygulanmaz; ancak görüntü kaydı çoğu zaman doğrudan özel hayat ihlali olarak kabul edilmektedir.

 

2. Gizli Ses ve Görüntü Kaydı Ceza Yargılamasında Delil Olur mu?

Ceza yargılamasında delillerin serbestliği ilkesi geçerlidir. Ancak bu ilke, her elde edilen ses veya görüntünün sınırsız şekilde delil olarak kullanılabileceği anlamına gelmez. Ceza mahkemeleri, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanarak hüküm kurabilir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen ses ve görüntü kayıtları dosyaya sunulmuş olsa dahi hükme esas alınmaz ve gerekçeli kararda açıkça belirtilir.

 

3. Gizlice Alınan Ses ve Görüntü Kayıtları Ne Zaman Hukuka Uygun Kabul Edilir?

Yargıtay ses ve görüntü kaydı kararları incelendiğinde, bu tür kayıtların ancak istisnai şartlar altında hukuka uygun delil sayıldığı görülmektedir. Uygulamada bu şartlar birlikte aranır.

 

3.1. Ani Gelişen Bir Suç veya Haksız Saldırı Bulunması

Ses veya görüntü kaydı, kişinin kendisine veya yakınlarına karşı işlenmekte olan bir suçun ya da onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen haksız bir saldırının ispatı amacıyla alınmış olmalıdır. Ortada herhangi bir saldırı yokken, ileride kullanılmak üzere yapılan kayıtlar hukuka aykırı kabul edilir.

 

3.2. Planlı ve Sistematik Delil Üretme Amacı Olmaması

Olayın ani gelişmiş veya tesadüfi nitelikte olması gerekir. Önceden hazırlık yapılarak, sistematik biçimde delil oluşturmak amacıyla yapılan ses veya görüntü kayıtları hukuka aykırı delil olarak değerlendirilir.

 

3.3. Başka Türlü İspat İmkânının Bulunmaması

Kayıt anında kolluğa başvurma veya resmi yollarla delil elde etme imkânı varsa, buna rağmen yapılan ses veya görüntü kaydı hukuka aykırı hale gelebilir. Ceza yargılamasında bu tür kayıtlar çoğu zaman son çare olarak kabul edilmektedir.

 

3.4. Kaydın Yetkili Makamlara Sunulması

Alınan ses veya görüntü kaydının amacı, kaybolma ihtimali bulunan delilin muhafaza altına alınması ve yetkili makamlara sunulması olmalıdır. Kayıtların üçüncü kişilerle paylaşılması, sosyal medyada yayımlanması veya ifşa edilmesi ayrı bir suç oluşturabilir. Yetkili makamlar kolluk birimleri, savcılık ve mahkemelerdir.

 

4. Yargıtay Uygulaması ve İçtihat Çerçevesi

Yargıtay, yukarıda belirtilen şartların birlikte gerçekleştiği durumlarda gizli ses ve görüntü kayıtlarını hukuka uygun delil olarak kabul etmektedir. Özellikle ani gelişen hakaret, tehdit veya saldırı hallerinde, başka türlü ispat imkânı bulunmayan durumlarda yapılan kayıtların hukuka aykırı olmadığı yönünde içtihatlar mevcuttur. Buna karşılık, özel hayatın gizliliğini ağır biçimde ihlal eden ve planlı şekilde alınan görüntü kayıtları delil olarak kabul edilmemektedir.

 

 

Görüldüğü üzere, gizlice ses veya görüntü kaydı almak, kural olarak suç teşkil edebilir ve hukuka aykırı delil niteliği taşıyabilir. Ancak ceza yargılamasında, ani gelişen ve başka türlü ispatı mümkün olmayan durumlarda yapılan kayıtlar istisnai olarak delil değeri kazanabilir. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir ve genelleme yapılması doğru değildir.

Ceza yargılamasında ses ve görüntü kayıtlarına ilişkin hukuki değerlendirmeler son derece teknik ve dosyaya özgüdür. Bu nedenle uygulamada karşılaşılan durumların, ilgili TCK maddeleri ve yerleşik içtihatlar birlikte dikkate alınarak ele alınması gerekir.

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin ses ve görüntü kaydı ile hukuka aykırı delil değerlendirmelerine ilişkin kararlar aşağıda ayrıca incelenmektedir.

Önerilen Makaleler

Boşanma

1. Boşanma Davası 1.1. Boşanma davasının niteliği ve dava türleriBoşanma da...